Isık-Köl (Göl) Gezisi #11 [Karakol: Ak Suu]


Kırgızistan'ın Isık Köl (Göl) Bölgesi'ndeki Karakol şehrinde yer alan Ak-Suu, sıcak su kaynaklarıyla ünlü bir yer. Yıllardır turistlerin ilgi odağı olmuş bu yerin etrafına çeşitli konaklama yerleri de yapılmış. Tabii ki bunların çoğunluğu da hamam ve sauna niteliğinde. Aşağıda gördüğünüz yerde o bölgede yer alan nehirin üstüne yapılmış boz-üy (Geleneksel Kırgız Evi) şeklinde bir seyir alanı. Kafes gibi yapılmış bu yerin içine masalar da yerleştirilmiş. Dilerseniz bu manzara eşliğinde hoş bir yemek yiyebilirsiniz.




Taksicimiz Azat, benim gibi 24 yaşında. Bize yol boyunca oldukça yardımcı olduğu gibi bizi Bişkek'e uğurlarken de otobüs şoförüne konuklarım diyerek bize karşı iyi davranılmasını rica etti. Gerçekten kendisi çok ama çok iyi bir insandı. Bizimle fotoğraf çektirdi, fotoğrafımızı çekti ve gezmemiz gereken yerlere bizi götürdüğü gibi kendisi de bir şeyler ekledi. Umarım ileride yine karşılaşma fırsatı buluruz kendisiyle.



Bu boz-üyler, yukarıda bahsettiğim seyir alanının üst kısmında yer almakta. O alana inen merdivenlerin diğer ucunda böyle boz-üy şeklinde konaklama yerleri ve lokantalar yapılmış. Dilerseniz bu alanlarda belli bir ücret karşılığında yemek yiyip konaklayabilirsiniz.


Baldarım (Çocuklarım). Bu çocuklar bu yeri işleten bayanların çocukları aslında. Sağ olsunlan kendileriyle fotoğraf çektirmek istediğimi belirtince hemen kabul ettiler.


Kapının arkasındaki utangaç çocuğa dikkat. Ne kadar ısrar ettiysem de fotoğrafını çektirmeyi kabul etmedi ama, ben yakaladım tabi.😏


Yol boyunca bizi böyle sarp kayalıklar ve eşsiz orman manzaraları karşıladı.
"Doğayı severseniz doğa da sizi sever!" anlayışı burada gerçekten yaygın bir durum.




Bu da terk edilmiş eski bir konaklama yeri. Eskiden turistler buraya gelip hem konaklar, hem de sıcak suya girerek şifa ararlarmış.




Evet, yaklaşık iki haftadır yazmış olduğum Issık Göl yazılarımın da böylece sonuna gelmiş bulunmaktayız. Şunu belirtmeliyim ki, eğer yolunuz buralara düşerse benim gibi aptallık edip de sadece 2-3 gün kalmayın bu bölgede. Daha çok vakit ayırıp doya doya gezin.

Isık-Köl (Göl) Gezisi #10 [Karakol: Ceti Ögüz ve Carılgan Cürök]


Kırgızistan'ın Isık Köl bölgesindeki Ceti-Ögüz (Yedi Öküz) dağları, Kırgızistan'ın önemli turistik yerlerinden biri. Yağmurlu bir günde gittiğim bu dağı maalasef uzaktan görme imkanım oldu.

 

Bulutların ulaşmak için yarışı girdiği Ceti-Ögüz Dağı'yla ilgili birde ulamış (Efsane) mevcut Kırgız edebiyatında.
Rivayete göre; bir kadının iki küçük çocuğu ve yedi tane de öküzü varmış. Bu kadın o kadar paraya düşkünmüş ki, inekleri şu anda dağın bulunduğu yere getirip şişmanlamaları için otlatmaya başlamış. Hayvanlar günden güne şişmanlıyor ve kadın da günden güne bunu görüp seviniyormuş. Birgün kadın çocuklarını bu tarlada ineklerle bırakmış ve başka ufak tefek işlerini halletmek için uzaklaşmış. Geri döndüğünde ise çocuklarının cansız bedeniyle karşılaşmış. Kadın hemen durumu anlamış. Meğer öküzler, kadının çocuklarını çiğnemiş. Bunun üzerine kadın feryatlar ederek ellerini yere (toprağa) vurmaya başlamış ve şöyle demiş: "Evletlarım öldükten sonra ne edeyim ben bu besili öküzleri? Evlatlarımı öldüren bu öküzler taş olsun." Bunun üzerine bu öküzler taş olmuş ve günümüzdeki bu dağlar aslında o besili öküzlermiş. 


Bu dağın hemen yanında bir dağ daha var. Bu dağın adı da: "Carılgan Cürök (Yarılmış Yürek, Parçalanmış Kalp)". Diğer bir adı ise; "Apanın Cürögü (Annenin Kalbi)". Gerçektende bu dağa baktığınızda bir kalbi andırmakta olduğunu ve iki parçaya bölündüğünü görürsünüz. 



Hatta dış yüzeyi de damarları anımsatmakta. Bu yüzden dağın da çocukları ölen kadının kalbi olduğu düşünülmekte.

Isık-Köl (Göl) Gezisi #9 [Karakol: Hacı İbrahim (Dungan) Camii]


Kırgızistan'ın Isık Köl (Göl) Bölgesi'ndeki Karakol şehrinde yer alan Hacı İbrahim (Dungan) Camii, yine aynı bölgede bulunan Kutsal Ruh Katedrali'den (Karakol Katedrali) sadece on dakika uzaklıkta.

1904 yılında Hacı İbrahim adlı birinin girişimleri ve finansal desteği sayesinde Pekin'den getirilen usta mimar Ju-Si'nın öncülüğünde yapımına başlanan bu camiinin inşa edilmesinde sadece 20 usta çalışmış.



Yapımından sadece 3 yıl sonra tamamlanan  (1907 yılında) camiinin en büyük özelliği ise; tek bir çivi bile kullanılmamış olması.


Camii toplamda 42 ahşap sütunun desteğiyle ayakta durmakta ve birden fazla katmanlı çatı süslerinde armut, üzüm, erik gibi çeşitli meyveler yer almakta.



1929 yılından 1947 yılına kadar olan Sovyetler döneminde depo olarak kullanılan bu camii 1947 yılında tekrar açılmış ve camii olarak günümüze kadar hizmet vermeye devam etmiş.



Bu camii aynı zamanda tarihi bir bir müze olarak görüldüğü için de çeşitli ülkelerden gelen turistlerin ilgisini çekmekte. Hatta öyle ki, camiide hizmet verenler Türkçe, Arapça, İngilizce, Rusça ve Kırgızca konuşarak size camiinin tarihini anlatabilmekte.



Günümüzde bu camii, en büyük destekçisi olan Hacı İbrahim'in adını taşısa da, Dunganlılar (Çin kökenli Müslümanlar) tarafından inşa edildiği için halk tarafından Dungan Camii olarak adlandırılmakta. Hatta öyle ki, aynı bölgede yer alan başka bir camii de Tatarlar tarafından inşa edildiği için on yıl önce Tatar Camii olarak adlandırılmaya başlamış.
previous post home